Kolay Tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kolay Tarifler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Mart 01, 2009

Bambu Yetiştirme ve Sütlü Çay







Düz çubukları bol yapraklı bir bitkiye dönüştürmenin püf noktası bazı cubuklarının üzerine mum damlatmak. Bambunun lif olarak tekstilde kullanılmaya başlanmasıyla doğal kir iticilik ve yumuşak tutum sağlanıyor. Bir de tarihi önemi var bu bitkinin, Çinden bambu çubukları arasına konarak Bursa'ya taşınmış ipek böcekleri...




Sütlü çayı Arabistan'da duymuştum ilk, yabancılar düşünülerek hazırlanmış otel kahvaltısında bir kere daha hatırlamış oldum.


























Pazar, Şubat 22, 2009

Sulu Salata ve London Sembollu Yumurta


Yemek tariflerini veren dostlarımın yazılarını keyifle okuyup uygulamama rağmen, tarif vermem gerektiğinde ise ne kadar zor birşey olduğunu anlıyorum. Ben de sizin çok daha iyi bildiğinizi bildiğim için bir kaç püf noktasını yazacağım.




























Yeşil sebzelerin bıçak ile kesilmesinin vitaminlerini eksilttiğini biliyordum ama düne kadar böyle bir çözüm aklıma gelmemişti. Özge'nin marulları eliyle küçük parçaları ayırması marulun tadını nasıl değiştirdi anlamakta zorlandım. Özge'nin sırrı üzerine limon,zeytinyağı ve su eklemek. Su ile çok daha taze oluyorlar.

















Özge'nin İngiltere'de bir süre yaşamış olmasından dolayı olacak, yumurta köpürene kadar karıştırıldıktan sonra, özel karışımlı sos ilave edilirken farkında olmadan anlamlı bir sembol çıktı. Sosun karışımında domates püresi, domates salçası, kekik, karabiber, zeytinyağı ve su göz kararı karıştırılıyor.
















Sosun içindekileri laf arasında zor öğrensem de İtalyan Mutfağı'ndan çıkmış tadı ile yeter dediğimiz gözlemelere yenilerini eklememize neden oldu.

Çiçeği anneme hediye getiren Özge yanlız annemi sevindirmekle kalmadı Pazartesi çıkma ihtimalimiz olan Kayseri'ye iş seyahatine birlikte gitme ihtimalimizle beni de çok rahatlattı.


Cumartesi, Aralık 27, 2008

Yılbaşına Özel Tatlar&Kokular

Çocukluğunda verilen harçlıklarla ,kalem satan görme engelli bir amcadan her gün kalemler alarak onun para kazanmasını sağlayan gönlü geniş arkadaşım Özge, ilerleyen yıllarda bu huyundan hiç vazgeçmemiş. Benim de yanıma gelirken eli boş gelmemesini buna bağlıyorum. Tütsüyü çok sevdiği halde bir türlü istediği gibi bir koku bulamamış birine çok güzel bir hediye olmuş oldu. Teşekkür ederim Özge!





Ailemin Avrupa doğumlu olması nedeniyle özellikle babannem gençliğinde her yılbaşında kabak yenir, bunun insana iyi geldiği inanılırmış. Babam da 'Anneciğim kabak her zaman insana iyi gelir yılbaşında değil' dese de, babannem bize yedirmeye gayret ediyor. Bu pastayı yaptığında da babam hiç sesini çıkarmadan pastayı götürüyor.




Tarifini merak edenler için;




*Kabaklar haşlandıktan sonra, çatalla ezilerek , tepsi üzerine yerleştirilmiş bisküvi üzerine sürülüyor.Bir kat daha bisküvi koyulup üzerine yeniden kabaklar yaydırılıyor. Kremşanti ile en üstü kapatılıyor.



Çarşamba, Kasım 05, 2008

Aydınlık Fikirler




Stockholm'dan ev modasını gösteren son fotoğraflar. İkinci fotoğraf için uygun malzeme bulunursa kendimiz yapabiliriz diye düşünüyorum bu abajuru. Malzeme için bir fikriniz varsa paylaşırsanız sevinirim.







Bir aydınlık fikir de babannemden. Bana narı tane tane ayırıp sunum şeklini gösterince kaşıkla yemesi çok kolay olduğu için beğenmiş fakat pek önemsememiştim ta ki Carrefour'da ''Nar tanesi bir tanesi'' standını görene kadar. Biz giderken büyükler geliyor gerçekten.









Not: Bugünlerde dualarınızda beni de anarsanız sevinirim...




Cuma, Ekim 31, 2008

Düğmeli*Patchwork Yastıklar&Dostluklar








Sevgili Esra'nın Stockholm'da çektiği bu fotoğrafı görür görmez, aklıma kaydoldu bu yastıklar. Ama yine de buraya koyarak yapılacak projeler arasına eklendiler.












Kızkardeşler ile ablaları dostluğu en güzel yaşayanlardır aslında. Akşam babam marketten alınacakları ''3 Y alacağım ; yufka,yumurta,yağ'' diye aklında tutmaya çalışırken, ''Ben de 2 S istiyorum baba; süt, sahlep'' dedim. Kız kardeşim de 'Bana da 1 Ç;çikolata'' dedi.






Bu akşam ben işten dönünce abla kardeş içtik şükürle. İş nedeniyle yemeğe yetişemeyen annemi yemek için bekleme kararı aldık. Sahlep de besleyiciliği ile bu kararımıza yardımcı oldu.



















Sahlebi merak edip biraz araştırayım dediğimde az rastlanan orkide soğanından (Orchıs) elde edildiğini, zihin açıcı etkisiyle birlikte, mideyi rahatlatma özelliği olduğunu, tarçınla içinlediğinde üst solunum yolları rahatsızlıklarına iyi geldiğini öğrendim.









Bir sıcak dostluk da Sevgili Biricik Annemiz Nurgül'den. Ulusal arkadaşlık ödülü için beni seçmiş. Bu tür etkinlikler bloggerlar arasındaki muhabbeti arttırıyor bence. Ben de Nurgül'e çok teşekkür ediyorum. Ve bu ödülü Sevgili Portakalagacimız Hatice'ye, Binbirçeşnimiz Saliha'ya,Marifetli Örgü oyuncaklar Betül'e hediye ediyorum. Yemekzevki Zevkli Melda'ya da dostluğumuzun başlangıcı olması amacıyla gönderiyorum.









Pazar, Ekim 05, 2008

Bayram Dönüşü
































Bayramdan önce 9 günlük tatili nasıl değerlendirsem diye uzun uzun düşünmüş biri olarak bugün annemden 'Gününü boşuna geçirmedin' cümlesini duyunca üstümden büyük bir yük kalktı.





Bayram öncesinde yeni hobim olan boncuk işleme ile anneme bayram hediyesi sehpa örtüleri yaptım. Misafirler tarafından beğenilince bundan sonrakiler için moral depoladım.





Bayramda akraba ziyaretleri vaktin en dolu geçtiği zamanlardı.














Bayram sonrasında ise kız kardeşimin doğum günü için yukarıdaki pastayı yaptım. Kelebek şeklinde olmasını kekevi'nden ,pasta kekini portakalağacındaki kakaolu ıslak kek tarifinden aldım.







8. sınıfa giden kardeşimin arkadaşlarının beğeneceği yiyecekler hazırlamaya çalıştım. Kanepeleri silip süpürmelerinden çok da doğru düşündüğümü anladım.






















Balkonda açan Reyhanların( Fesleğen) güzel kokusu yanında minik minik açtığı çiçekleri ile özlediğim balkon sefalarının da hasretini giderdim. Bu arada bu kokunun sinekleri uzak tuttuğunu öğrendim.

Pazar, Ağustos 31, 2008

Eylül Çiçekleri


Yazın son demlerini yaşadığımız şu günlerde Eylül itibariyle tempo tekrar artmaya başlayacağı için küçük küçük sızlanmalar görüyorum çevremde. Okulların açılması, Ramazan derken kendimizi sonbaharda bulacağız yakında. Benim de yaza veda ederken en zorlandığım durum çiçeklerden ayrılış olması nedeniyle Marha Stewart'taki her mevsim çiçeklerini görünce içim ferahladı.












Geçen yıl Zafer bayramında okuldan yeni mezun olmuş bir mühendis olarak blog dünyasına günlük yazılar bırakırken, bu yıl resmi tatil olmasına rağmen işe gitmekten kendini alıkoyamayan, bir yandan günün ilk ışıklarında Portakalağacından öğrendiği tarifi yapıp fotoğrafını çekmeye çalışan biri olarak hayatımda epey bir değişiklik olduğunu fark ettim.
































































Bu sabah ramazan için tavsiyeler başlıklı yazılar araştırırken rastladığım bir sayfa dikkatimi çekti. 'An eight-step Ramadan Plan for Sisters' .Dün gece rüyamda iftar sofrası için telaş yaptığımı gördüğümden olacak yemekten sorumlu biz hanımlara Ramazan'ı 5 yıldızlı iftar sofraları yerine haftada bir defa ve misafirler geldiğinde özenle hazırlanacağını aile üyeleriyle önceden konuşmayı önermesi en çok dikkatimi çeken kısmı oldu.



Şimdiden Ramazanını kutlar, güzelliklere vesile olmasını dilerim.















Perşembe, Ağustos 14, 2008

Bizim Büyüttüklerimiz Ve Bizi Büyüten Tasarımlar

Zorlu bir haftayı geride bırakırken iş yerinde, Adam Frank'ın tasarımı gibi küçük şeyleri büyütmemek için çalıştım. 'Hiçbirşey hatırladığın kadar kötü değildir' düşüncesini kendime hatırlattım.





Başımın ağırdığı zamanlarda da Pazarlama ofisinden Sevgili Özge'nin verdiği biberiye çayından içtim, özel süzgeçli bardaktan.



Başağrısına biberiye çayı mı iyi geliyor yoksa sevgiyle düşünülmüş bir çay mı karar veremedim.































İlk çalışma yılım olması nedeniyle tatile çıkamamamın acısını babannemle balkonda akşam güneşine doğru yediğim dondurmayla dindirmeye çalıştım.













































Ve bir süre ara girmiş olan arkadaş düğünlerime Sevgili Ümran'nınkini de ekledim. Kınadan en son çıkanlardan biri olunca kına süslemeleri dağıtımını kaçırdım ama düğünde çok daha ilginç bir fikri arşivim arasına sakladım.


















Pazar, Şubat 24, 2008

Pazar Kahvesi

Babannemin 'Zeynep ne zamandır sen bize kahve yapmadın.' demesinin üzerine yüksek lisans ödevim var desem de dayanamayıp geçtim mutfağa. Kahveyi kendi özel yöntemlerime göre yaptığım için tadını hep çok beğeniyor evdekiler. Köpüklü kahvenin sırrı kahve ile toz şekeri az su ile iyice karıştırıp sonra su ilave etmekten ve kahveyi kaynarken hiç karıştırmamaktan geçiyor. Kahve kaynamaya başlayınca bir tatlı kaşığı ile fincanlara köpüğü bölüştürdüğüm için ve kahvenin içine başlangıçta bitter çikolata koyduğum için tadı çok güzel oluyor.


Ben kahveyi yaparken kapının zili çalınca kim bu kısmetli diye düşünürken, halam profiterolleri ile 'kahvenin kokusunu duydum'diyerek içeri girdi.